Kisisel Foto

Kendi doğasına yabancılaşmış insanın, başka bir yabancılaşma biçiminin emri altında(para), metalarla kurduğu ilişki. Pazardaki metaların olduğundan “fazla” anlam ifade etmesini sağlayan, onları fantastikleştiren şey, onlarda kristalize olmuş soyut emektir ve bu emeği örgütleyen toplumsal ilişkilerdir Marx’a göre.

Arzulayan da, arzulanan da, birer metadır aslında bu ilişkide. Arzulananın ele geçirildiği an büyüsünün yok olması, ona iliştirilmiş müphem artı değerin ötelenmesine yol açar ki, bu da zannederim sürekli yeni versiyonlar elde etmeye çalışan iPhone kullanıcılarının vs durumunu açıklıyor.

Yaptığın hatalar kadar büyük,
Konuştukların kadar küçük olamadın.
— Sagopa Kajmer

Geçen sene Memedali hoca bahsetmişti Aziz Nesin’in bir şiirinden, “Sevgiye On Kala, Ölüme Beş” diye bir şiir. Şiirin son kıtası aynen şu şekil;

Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın
Ölüme erken, sevgiye geç.
Yine gecikmişim bağışla sevgilim;
Sevgiye on kala, ölüme beş…

Düşünsene, hayatın boyunca sevginin peşinde koşmuşsun. Senin için sevgi, ömrünü peşinde harcayacak kadar kutsal gördüğün, belki de hayatında varılabilecek son nokta. Ve öyle bir zamana geliyorsun ki on dakika sonra o sevgiliye kavuşacaksın ama tek sorun, beş dakika sonra ölecek olman.

Kim bilir, belki de herkes için aynı son vardır; sevgiye on kala, ölüme beş.

Hastayım ve kimse benle ilgilenmiyor… Aybaşı gelen liseli kız tribi atçam o derece kötüyüm.

mantık her zaman doğruyu göstermeyebilir ama yanlışı gösterir.

Olum bu hayatta Attila İlhan’a bile acı çektirmişler, biz neyin davasını yapıyoruz.

Sevdiğim, sevmediğim, istisnasız hepinizin hikayesini merak ediyorum ama dinlemeye sabrım yok.

Senin gibi söylemek istediğini söylemesi gerektiği kadar söyleyen bir adam görmedim. Bazen burda olma sebebimsin bazen burdan kaçma sebebim. Tanımıyorsun beni bilmiyorsun. Epeydir burdayım ama sadece sendeyim. Kirli sakalından öperim adam.

Anonim